Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Sosyal ve Kültürel Yapı arrow Geleneklerimiz
Geleneklerimiz Yazdır E-posta

 

 

 

GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ

DÜĞÜNLERİMİZ

http://www.ulukayakoyu.com/kocek.jpg Ulukaya'da düğünlerin geleneksel özellikleri vardır. Fakat gerek teknolojinin gelişimi gerekse ekonomik gelişmeler bazı gelenekleri değiştirmiştir. Eskiden düğünler sekiz gün sürerdi. Düğünler genelde davul-zurna eşliğinde yapılırdı. Cuma günü baklava bağlama dediğimiz tatlıları hazırlama işlemleri başlardı. Salı gün akşamı damat evinde köylü gecesi düzenlenirdi. Buradaki amaç ertesi gün çalışacak ve misafirlere hizmet edecek gençleri ağırlamaktır. Çarşamba günü sabahtan 11-14 arası kız tarafı ve yakın çevreleri erkek evine gelir ve ağırlanır.Saat 14'ten sonra ise danacı diye adlandırılan genç çevresi (gelinin erkek kardeşleri varsa öncülük eder.) düğün evine gelirler.Geç saatlere kadar, belki de sabahlara kadar eğlenilirdi.Çarşamba günü ikindi saatlerinde damada kına yakılır , aynı gün akşamı geline gelin evinde kına yakılır ve kadınlar kendi aralarında eğlenirler.Perşembe günü ise saat 11 civarında kız almaya gidilir.Gelin çıkması davul-zurna eşliğinde saat 14-15 civarlarında olur.Cuma günü ise duvak dediğimiz kadınların düğünü vardır. Öğle saatlerinde başlar ve Cuma namazından sonra damadın içeriye gelerek gelini dışarıya çıkarmasıyla duvak sona erer. Pazar günü ise damat-gelin yakın çevresini yanına alarak baba evini ziyarete gider. 3 gecelik dediğimiz bu olayda sofra kurulup yemeğe başlayasıya kadar damat kimseyle konuşmaz. Sofraya oturduğunda yemeğe hemen başlanmaz. Sofrada yemeğin üzerine kaşıklar çatılır ve beklenir.Gelinin babası damada bir hediye vaat eder. (bu genellikle tarla veya hayvan olur.) Bu hediyeden memnun kalınırsa yemeğe başlanır ve damadın dili çözülür. Daha eskilerden yani köylerde yol ve motorlu araç olmadığı zamanlarda kızın çeyizlerinden oluşan başlık arabası öküz arabası idi. Öküzlerin koşulduğu boyunduruğun ortasına büyük bir çan bağlanır ve araba süslenirdi. Dünürşü dediğimiz damat tarafının kadınları ve erkekleri kendi aralarında at yarışları düzenlerlerdi. Gelin at ile getirilirdi. Atın özellikleri ve güzelliği çok önemliydi. Yolların yapılması, arabaların çoğalması ile bu gelenek kalkmıştır.

Düğünlerde kesinlikle silah kullanılmaz ve kullandırılmaz düğün sabahı köylerdeki tüm silahlar boşaltılır silahın ağzında mermi olmaz.

Düğünlerde davul zurna ile yörede köçek oyunları (erkek) oynanır ve eğlenceli geçer. Günümüzde köçeklerde bitme noktasına gelmişlerdir. Köçek ihtiyacı çevre köylerden temin edilir. Köçek kültürü Batı Karadeniz bölgesine has'dır.

BAYRAMLAR VE ZIYRAT:

Ramazan ve Kurban Bayramından 1 gün önce Zıyrat dediğimiz mezarlık ziyaretleri yapılır. Topluca namaz kılınarak geçmişlerin anısına dualar okunur. Ev hanımlarının evlerde yaptığı helvalar yufka içerisine konularak mezarlığa gelen ziyaretçilere sunulur bir sofra oluşturulup herkes bu yufka ve helvadan tadar. Bayram günü ise namazdan sonra yaşlılar öne geçmek suretiyle sıra olunur ve bayramlaşma yapılır. Ulus'da pazar kurulur ve bu pazardan Ulukaya ve çevre köylerden gelen kişiler alışverişlerini yapar evde bekleyen hanımlarına çocuklarına yaşlılarına değişik hediyeler alıp evine gittiğinde takdim eder. Bayram namazı gününden itibaren her gün bir yada iki köyün bayramı sayılır ve bu köylere diğer köyler bayramlaşmaya gider. Özellikle bayramlaşmaya gelen misafirlere güzel ve özenli sofralar kurulur. Gelen bayramcılara mutlaka yemek ikram edilir ve hoş tutulur. Bayramlar küslerin barıştığı anlardır. Bayramlaşmadan sonra topluca yaşlılar ve hastalar ziyaret edilir. Çocuklar ise bir araya toplanarak evleri dolaşır, bayramlaşarak şeker ve harçlık toplarlar.


Ulus eski bayramlarda dolup taşardı ve çevre köylerden ilçelerden pazarcılar tezgah açar iğneden ipliğe tatlıdan tuzluya bilimum ürünü satarlardı. Özellikle bayramlar
Ziyrat Gecesi Helva Kesilmesida çocuklar unutulmaz ve bayram sabahına evin reisi günler öncesinden pazardan aldığı giyisileri yeni ayakkabıları çocuklarının ve baktığı eşi, anası babası gibi aile fertlerine bayram namazsı gecesi verir ve bayram namazı günü tüm ev halkı yeni giyisiler içinde bayrama köy camisine yada Gürgen Camiye gider ve babalarını, atalarını beklerlerdi. Döndüklerinde beraber kahvaltı yapılır, kurban kesilirdi. Bu adet günümüzde de devam etmektedir. Bayramlarda köylerine giden halkımız bu adeti sürdürmektedir.

Kurban bayramında bayram günü sırası hangi köyde ise o köy kurbanını o gün keser ( Bayramcılara taze kurban sunmak için) Kurban kesenler özellikle ihtiyaç sahiplerine kurbanın güzel yerlerini ikram ederler. Kesilen kurbanlar genelde büyükbaş hayvan olup köylüler bir araya gelerek kendi ev önlerinde yada köyce ortak yerlerde kurbanını keser. Kesilen kurban etiyle ( genellikle çiğer kavurmasıyla) kahvaltı yapılır ve çeşit çeşit yemekler yapılır.

Bayramlarda canlı olan bitkilere dokunulmaz ava çıkılmaz silah kullanılmaz daha doğrusu canlı olan bir bitki dahi olsa ona kıyılmaz. Bu adet arefe gününden itibaren bayramın son gününe kadar geçerlidir.

Bayramlaşmaya gelen misafir isterse küs yada yabancı dahi olsun ağırlanır ortaya koyulan sofradan karnını doyurur. Ve saygı görür.

 

 

 

HIDIRELLEZ:

Mayıs günü türbede ateşler yakılır, yemekler pişer, adakları olanların getirdiği hayvanlar kesilir ve çevredekilere dağıtılır. Topluca namaz kılınır ve dualar okunur. Özellikle 6 Mayıs günü Altaşman (Kastamonu'da) adı olarak bilinen ALİ DANIŞMENT GAZİ türbasine gidilir burada dualar edilir kabir gezilir ve çevresinde kurulan pazarda alışveriş yapılır. Drahnada bulunan Ese Dede (Dutlu mahallesi kabristanı içinde) türbesinde mayıs ayında adak kesilir ve bu adak fakirlere dağıtılır.

 

 

 






CENAZE:

Cenazenin arkasından her yerde olduğu gibi yas tutulmaktadır. Cenazeye tüm köylerden köylüler katılır. Ve defnine kadar cenazede bulunulur. Tabut ortak taşınır ve herkesin tutması için el değiştirilir. Cenaze evinde yemek verilir. İlk akşamı 3. akşamı 7. akşamı 40. akşamı 52. akşamı ve 365 gün sonra cenaze evinde tüm köylü toplanır yemekler yenir namazlar kılınır dualar Kur'an'lar okunur ve cenazeye bağışlanır. Devir dediğimiz ölmüş kimsenin anısına, yakınları tarafından fakirlere ve hayır kurumlarına kişinin maddi durumuna göre yardımda bulunulur. Ölümü takip eden Cuma namazı sonrası Camiye helva getirilerek cemaate dağıtılır 3. 7. ve 52. gün sonra cenazenin yakınları tarafından Mevlidî Şerif okutulur, dualar yapılır, ileriki tarihlerde de uygun zamanlarda hatim ve dualara devam edilir.

 

TARİH - SAAT

NAMAZ VAKİTLERİ

SOSYAL MEDYA

ATATÜRK KÖŞESİ

NÖBETÇİ ECZANELER


AİLE HEKİMİM KİM?

İSTATİSTİKLER

Ziyaretçiler: 1857636

KİMLER SİTEDE

Şu anda 1 misafir bağlı

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Son Yazılan Mesaj

OKUYUCU YORUMLARI

  • Denetim raporu süper olmuş. Derneğimizin mali duru...
  • Çok mükemmel. Emeği geçenlerden ve vesile olanlard...
  • ESKİSİNİN GÖRÜNTÜSÜ DAHA OTANTİK VE GEÇMİŞİ DAHA İ...
RSS

REKLAM TARİFESİ

SAYAÇ


REKLAMLARINIZI BURADA YAYINLIYORUZ
Reklam Vermek İçin . Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır .

 

                               
KDS Konsepti | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi - Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi